Kardeş Kalemler

Dil Araştırmaları

Kalemdaş

Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi

AYB - Edebiyat Akademisi

Uluslararası Kaşgarlı Mahmud Hikâye Yarışması

Bengü Yayıncılık

Türk Dünyasında Edebiyat Adamı Ödülleri

Kitap

Rus Şiiri Antolojisi

XIX. Yüzyıl Başından Günümüze

" Rus Şiiri Antolojisi "

Ahmet Emin ATASOY

Antoloji

Rus şiirinin evrensel değerlerle yüklü duygu ve düşünce zenginliği yanında, sergilemiş olduğu ilginç biçim ve biçem özellikleri de titizlikle dikkate alınarak yapılan çeviriler, bu şiiri, değerli Türk okurlarına aslını aratmayacak bir Türkçe tadıyla sunmayı amaçlamaktadır. Bu kitabın etrafımızı daha yakından tanımada, sadece komşu ülke halklarının değil, tüm dünyaya ve insanlığa iyilik ve güzellik penceresinden bakmada, onları sevgi ve güven noktasında buluşturmada -küçük de olsa- bir katkıda bulunması en içten dileğimizdir.
(Arka Kapak).
 

Bir Avuç Toprak" Bir Avuç Toprak "

Ayaz ĞIYLECEV

Roman

Bir Avuç Toprak, Tatar edebiyatının önde gelen isimlerinden Ayaz Ğıylecev’in en önemli eseri olarak kabul edilmektedir. Kitapta; varlıklı bir babanın ölümünden sonra oğluna miras kalması beklenen mala devletin (sovyet) el koymak istemesi üzerine yaşananlar anlatılıyor.

Mirveli, babasının ölümünün ardından ailenin tek çocuğu olarak ondan kalan mirasın sahibi olmayı beklerken devlet yetkilileri: “Bunların kazanılmasında senin bir emeğin yok. Babana ait bu topraklar, mal-mülk bundan sonra devletindir.” der. Bunun üzerine Mirveli, bir gece; evini, ambarları ve ahırları ateşe verip karısını da yanına alarak köyünü terk eder.

Bu “roman” Mirveli ve eşi Şemsigayan’ın otuz yıl sonra köylerine dönmek için yola çıktıkları gün yaşananları anlatmaktadır. Ne yazık ki dönüş yolunda Şemsigayan hayatını kaybeder...

Cengaver Alp'in Kahramanlıkları" Cengâver Alp'in Kahramanlıkları "

Rabit BATULLA

Çeviren: Fatih Kutlu

Roman

Rabit Batulla... Tatar Edebiyatının, Tatar Halkının yüz akı müstesna bir sima... Millî, manevî değerlerinden aldığı heyecanını, coşkusunu, kabiliyetini, yorulmak nedir bilmeden bir küheylan gibi koşturarak, kara sevdalısı olduğu milleti yoluna sarf eden; terini, mürekkebini bu uğurda oluk oluk akıtan çok kıymetli bir edip...

1966 yılında başladığı yazı hayatını Masallar, hikâyeler, romanlar, dram eserleri, film senaryoları, hatıralar, çeviriler olmak üzere yazdığı 45 eserle taçlandırdı.

Göç" Göç "

Mevlüd SÜLEYMANLI

Çeviren: Seyfettin Altaylı

Roman

Mevlüd Süleymanlı 1964 yılında, Azerbaycan edebiyat âlemiyle tanışır. Bu yılda “Ellerim “ adlı şiirini “Azerbaycan Gençleri” gazetesinde yayınlatır. O gün bu gündür Azerbaycan edebiyat âleminin dilinde ve gönlünde yerleşmiştir. İlk eseri “Bir Ünvan” adlı şiir kitabıdır. Onu “Ayın Aydınlığında”, “Köç” (Göç), “Şeher Toylarının Sesi”, “Değirmen” takip etmiştir.

Mevlüd Süleymanlı, binlerce yıl at sırtında zaferden zafere koşan ve kendi kültürünü at üstünde yaratan Oğuzların engin dünyasını ruhunda zerre zerre duymuş ve bunları sanatının temel taşı olarak kullanmıştır. Kökü yerin derinliklerinden kalkıp göğün enginliklerine ulaşan, asırların izini takip edip yavaş yavaş vakarla yürüyen bu kültürü bütün yönleriyle ruhuna sindirmiş, feyzini ondan almıştır.
Bu romanı okurken vakarla yürüyen göç kervanıyla siz de unutulmaz bir yolculuk yaşayacaksınız.

Sessiz Kuray" Sessiz Kuray "

Çağdaş Tatar Edebiyatından Seçmeler

Kitapta yer alan önde gelen Tatar yazarları Rabit Batulla, Asiye Yunısova, Rkail Zeydulla, Marsel Ğaliyev, Zölfet Hakim, Remziye Ğabdilhakova, Ayaz Ğıylecev, Ğalimcan Ğıylmanov, Daniye Ğaynetdinova ve Aygül Ahmetğaliyeva’nın hikayeleriyle Tataristan coğrafyasını ve kardeş ve dost Tatar halkını daha yakından tanıyacaksınız.

Son dönem Tatar hikayelerinin
güzel örneklerinden seçilmiş bu güldeste,
Fatih Kutlu’nun titiz çevirisi ile
Türk okuyucusuna ulaşıyor.

Cuma Günü, Akşam..." Cuma Günü, Akşam... "

Ayaz ĞIYLECEV

Çeviren: Fatih Kutlu

Roman

Ayaz Ğıylecev eserlerine Tatar halkının millî vasıflarını, halkın çileli hayatını yansıtan, son dönem Tatar edebiyatının en güçlü kalemlerindendir. O eserlerinde milletin en güzel, en kıymetli özelliklerini toplayıp bu hazineyi dünyadaki tüm halklara ulaştırmakta; bu millî hazinelerle dünyanın manevi zenginliği büyümektedir.

Ayaz Ğıylecev, Sovyet rejimine muhalif olarak geçirdiği hayatını, bu muhaliflikten dolayı yaşadığı baskı, sürgün ve Stalin kamplarında sürdürdüğü ömrünü, Tatar edebiyatına kattığı ölümsüz eserlerle taçlandırmıştır. Tatar edebiyatı, onun eserleri ile nesirde yeni bir canlılık dönemine girmiştir. Onun roman ve hikayeleri, yalnızca Tatar edebiyatının değil, tüm insanlığın kültürel mirasının da incileridir.

Cuma Günü... Akşam’ı Fatih Kutlu’nun çevirisiyle zevkle okurken, Tatar halkının yaşantısına yakından şahit olacaksınız....

Kadın Kalbi" Kadın Kalbi "

Yüzyıl Önce Yazılan Bir Roman

Hayrettin Farukî
(1890 - 1951)

Mehmet Ömer Kazancı

Bu roman bundan yaklaşık yüz yıl önce Musul'lu bir gazeteci ve yazar olan Hayrettin Faruki tarafından yazılmıştır. Farukî’nin diğer basılan ve basılmayan eserleri hakkında bilgi veren bütün kaynaklarda bu romana işaret edilmektedir. Roman Farukî’nin yirmi beş yaşındayken yazdığı ilk eserdir. Zamanının tanınan birkaç edebiyatçıları tarafından takriz ile değerlendirilmiş ve eşsiz bir eser olarak nitelendirilmiştir...

Kanunsuz Toprak" Kanunsuz Toprak "
(Balkan Elden Giderken)

Şecaettin Koka

Roman

2007’de Ankara’da çıkan ‘UMUDUN BENİ TERKETTİĞİ GÜNLER’ adlı otobiyografi hatırat kitabında yazar 1999 yılında yetmiş yedi gün süren Kosova Savaşını yaşadığı günlük biçiminde anlatmıştır. Onun ‘Umudun Beni Terk Ettiği Günler’ kitabı okunması değer eserlerindendir. Kosova olaylarında ölümü dahi göze alarak Prizren’den ayrılmayan Şecaettin Koka, savaştan sonra işsizlik yüzünden Türkiye’ye gitmek zorunda kaldı. Gönülce Prizrenle kalarak, halen yaşadığı Ankara’da yazıya devam etmekte yaşadıklarını ve hayalindeki Prizren şehri hakkında yazıyor. Bunlardan biri de ‘KANUNSUZ TOPRAK’ adlı elinizdeki en yeni romanıdır.

Yayınlanmamış “KOSOVA BAĞIMSIZLIĞINI ANLAMAK” adlı makale ve incelemeler kitabı yayıncı beklemektedir.

Unuttuğun Yerdeyim" Unuttuğun Yerdeyim "

Memmed İSMAYIL

Uygunlaştıran: İmdat Avşar

Şiir

...Memmed İsmayıl’ın şiirlerinin güzelliğini, kendine özgülüğünü keşfetmek, onun yazdığı konularda başka bir şiir yazmaktan daha zordur. Çünkü onun şiirleri akla değil, hisse yönelir. Akla yönelik şiirleri akıl ve mantıkla çözmek, izah etmek kolaydır. Lakin hisle, heyecanla yazılan şiirleri çözmek için; o şiirlerin yazarı olmak, o dizelerin müellifi gibi heyecanlanmak hatta vecde gelmek gerekir.
Bahtiyar VAHABZÂDE

...Görkemli, büyük, sözün tam anlamıyla Azerbaycan milli şairi olan Mehmet İsmail’in eserlerine, geçtiği azaplı ömür yolunun tüm aşamaları yansımıştır. O, nerede olursa olsun, kendi milletinin edebiyatını, kültürünü büyük bir özveri ile temsil eder, milli değerlerine bu kadar bağlı ikinci bir şahsiyetle karşılaşmadım.
Mihail SİNELNİKOV

...Memmed İsmayıl’ın şiirleri, iki temel üzerinde yükselir. Bunlardan birincisi, onu dünyaya getiren “ana”; ikincisi ise yüzünü dahi göremediği “ata”dır. Ancak onun şiirlerindeki “ana sevgisi” birdenbire büyüyüp vatan sevgisine; “ata özlemi” ise Türklük şuuruna dönüşür…
İmdat AVŞAR

Gümüş Rengi Düşler" Gümüş Rengi Düşler "

Aynur Turan

Hikaye

Ali duyduklarıyla yıkılmıştı fakat çok da öfkeliydi ne desem dinletemiyordum. Epey bir süre onu teselli etmek için uğraştım. “Ben ona gösteririm beni tehdit etmeyi.” diyor başka bir şey demiyordu. Adımları hızlandı ve Ahmet Ağabeyin bakkalı istikametine doğru yöneldi. Nereye gittiğini anlamıştım fakat onu durdurmaya ne gücüm ne de sözlerim yeterli geliyordu. Çaresiz yanında gittim. Evin yakınlarına gelince yavaşladı. Oradaki ağaçlardan birinin arkasına sindi. Mırıldanır gibi bir sesle “Şimdi görürsün sen.” deyince gözlerini diktiği yöne ben de baktım.

“Tanıyamamışım” adlı hikâyeden (sayfa 64)

Kardeş Sesler - 2012" Kardeş Sesler - 2012 "

AYB - Edebiyat Akademisi

Mütemadiyen gece yazı yazdığımı bilen bir arkadaşım, bir vesileden dolayı bulunduğum mecliste, şahsıma dönerek bu durumu sordu. Ona bu durumu hiç düşünmediğimi, bundan dolayı cevap veremeyeceğimi belirterek başka meşguliyetlere yöneldim. Biraz vakit geçirdikten sonra meclisteki insanların özürlerine başvurarak oradan ayrıldım. Bir hayli zamandır uğramadığım parka gittim. İnsanların, parklardaki halleri beni hep çocukluklarına götürdü. Uzun uzun çocuklarını seyretmenin nihayetinde günü akşam ettim.
(Kitabın İçinden)

Has Bahçe Edebiyat Sohbetleri

II. Uluslararası Dede Korkut Tiyatro Eseri Yarışması
 

Copyright © 2017 Avrasya Yazarlar Birligi. All Right Reserve.
AYB Türk Dünyası Yazarlar Birliği üyesidir.