Kardeş Kalemler

Dil Araştırmaları

Kalemdaş

Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi

AYB - Edebiyat Akademisi

Uluslararası Kaşgarlı Mahmud Hikâye Yarışması

Bengü Yayıncılık

Türk Dünyasında Edebiyat Adamı Ödülleri

Bu yıl Hocalı Soykırımının 25. Yılı.

Yüreklerimizdeki acı ilk günkü kadar taze.

İnsanlık; Hocalı şehitlerimizin hatıraları önünde, yurdunu yuvasını terk etmek zorunda kalan sabilerin, ninelerin ve dedelerin  bakışları önünde, milletimizin  çektiği ah önünde ağır bir sınavdan geçiyor.

Şehitlerimiz vatana borçlarını ödediler. Gerekirse yine öderiz. Vatan uğruna can vermeye hepimiz hazırız.  Biz inanmışız ki, onların ruhları ebedî âlemde cennettedir, hatta biz bilemesek de onlar ölü değil diridir.

Analarımız, vatana kurban yiğitler doğurmaya devam ediyor.

Ama ey bu soykırıma sessiz kalanlar!

Farkında mısınız, siz her gün biraz daha ölüyorsunuz!

Hocalı Soykırımına, Karabağ vahşetine görür gözleriniz görmez olduğu için, duyar kulaklarınız duymaz  olduğu için insanlığın vicdanında her gün biraz daha ölüyorsunuz.

Hey medeniyet! Medeniyet!

Sen kendini yalnızca teknikten, teknolojiden  ibaret mi sanırsın!

Kasalardaki altınların seni yaşatmaya yeter mi sanırsın!

Hazinelerinde senden daha fazla altını olan güçler, medeniyetten uzaklaştıkları için tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gittiler.

Hocalı da yitirdiğimiz canları, biz yüreğimizde yaşatıyoruz.

Farkında değil misin, bu vahşete sessiz kaldıkça sen her geçen gün neler yitiriyorsun?

Bu mazlumların ahı, bugün seni hala yakıp kül etmediyse az da olsa içindeki iyiler sebebiyledir.

İnsanlıktan ümidimiz hala kesilmediyse, Hocalı soykırımını lanetleyen, kınayan ülkelerin var oluşundandır.

Medeniyetin kara yüzünde bu az sayıdaki vicdanlı sesler, insanlık için bir ışık gibi duruyor.

Nedense insanlık, Sanskritçe kökenli  Avrupa sözünün ilk manasını yeniden hatırlamaya başladı.

Sizce sebepsiz mi?

Lahey’e dikilen Hocalı Soykırım Anıtı gibi eserler, bazı vicdanlı parlamentoların bu acımasız soykırımı tanımaları, bilseniz karanlığınızı ne kadar aydınlatıyor.

Bilir misiniz niye biz de “yiğit” sözü de “çiğit” sözü de aynı kökten gelir.

Biz Türkler yüzyıllardır yiğitlerimizi, tohum diye ekeriz toprağa da ondan.

Onlar büyüyüp dağ dağ vatan olurlar.

Hocalı ve Karabağ, şehitleriyle bir kez  daha vatan oldu bizlere.

Nur içinde yatsınlar!

Yattıkları yer vatan toprağı!

 

Onlar o toprakta yattıkça, er veya geç,  hem  Hocalı’da  hem tüm Karabağ’da  üç renkli ay-yıldızlı bayrak dalgalanacak!

                                                                                                          Dr. Yakup Ömeroğlu

                                                                                                   Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı

Has Bahçe Edebiyat Sohbetleri

Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Hikaye Yarışması
 

Copyright © 2017 Avrasya Yazarlar Birligi. All Right Reserve.
AYB Türk Dünyası Yazarlar Birliği üyesidir.